İspirto Neden Olur?
Bir Genç Yetişkinin Duygusal Yolculuğu
—
Hayatın bazen seni alıp götüren bir akışa kapıldığını hissedersin. Kayseri’de büyüdüm, şehrin o keskin havası, bir yandan ağır ve yavaş, bir yandan da her anının farklı bir dünyayı barındıran kasveti. 25 yaşına geldim ama hâlâ bazen kendimi on beş yaşındaki o deli, umutsuz çocuk gibi hissediyorum. Yaşadıklarım mı? Tabii ki! Ama bir şey var: duygularım hiç değişmiyor. Bazen bir anın içinde kayboluyorum. Tıpkı bir şişe ispirtonun etrafını sardığı o an gibi… Peki, ispirto neden olur?
—
Bir Akşam Yalnızlık ve Bir Şişe İspirto
Bazen bir an gelir, hiçbir şeyin anlamı yokmuş gibi hissedersin. İşte tam o anlar, insanın içi boşalmış gibi olur. Kayseri’de bir kafe vardı, adını hatırlamıyorum ama havası çok tanıdık. Gri duvarlar, derin koltuklar, yarı loş bir ışık ve bir köşede bir şişe ispirtoyu izlerken… İspirtoya bakarken, içimde bir şeyler kayboluyor gibi hissettim. Ama ne? Birçok şey olabilir, değil mi? Ama ya ne olduğu üzerine düşünmemek daha iyiydi.
O an, sokaktan gelip geçen insanların gülüşmelerini duyuyordum ama bir anda hepsi yok oldu. Yalnızdım. Yalnızlık, birkaç adım uzaklıkta duruyordu, ve beni izliyordu. O an bir içki içmeye karar verdim. Yavaşça cebimden sigaramı aldım. Şişenin yanına bir kutu kibrit koydum. Dumanı biriktirdim. Ama içimde bir boşluk vardı. O boşluk bir şişe ispirtoya dönüşüyor gibiydi. Birkaç damla, birkaç adım daha, ve bir yudum alacağım.
—
İspirto ile Yüzleşmek
İspirto, nasıl tanımlanır? Keskin, acı, insanın ciğerini yakacak kadar sert… O an, her şeyin anlamını yitirdiği bir anda ispirto içmek, bana tuhaf bir özgürlük verdi. Bir şeyin acı verici olması, neden buna çekildiğimi bile anlamadım. Kimseye anlatamayacağım bir şey vardı içimde. Bunu birilerine anlatmak yerine sadece içkiyle yudum yudum içiyor, her bir yudumda başka bir kaybı kabulleniyordum.
Bir süre sonra, gözlerim ağlamaktan, dumanın etkisiyle bulanıklaşmıştı. O kadar karışıktım ki, birkaç damla gözyaşım, birkaç damla ispirtoyla birbirine karışmıştı. Belki de, ispirtonun acılığı, içimdeki duygusal boşluğu bir nebze olsun hissedebilmem için bir araç olmuştu. İçimden gelen bir ses, “işte, bu hissetmen gereken” diyordu. Kafam karışıktı ama anlık bir rahatlık, sanki bir yolculuğa çıkmış gibi bir şey hissettim.
Bunu anlatmam zor. Ama anlıyordum, bazı hisler kelimelere sığmaz. Yani, bir acının içinde kaybolmuşken, bir yudum alıp nefes almak çok da kötü değildi. Hıçkırarak ağladım, ama içimdeki ispirto o anlık boşluğu biraz olsun doldurdu. Bu, duyguya ulaşmak, ona bakmak, ama bir süre sonra ona kaybolmak gibi bir şeydi. Sadece yaşadım. Bir yudum, bir gözyaşı ve bir acı… İçime işledi.
—
İspirto ve Acının Anlamı
Bir insan ispirtoyu neden içer? Bunu sormak, belki de acıya doğru bir adım atmakla ilgilidir. Çünkü acıyı hissetmek bazen bir geçiş gibidir. İspirto, bir insanın acısını kabul etmesinin bir aracı olabilir. O an orada tek başıma otururken düşündüm; belki de bu ispirto, insanın kendi içindeki boşluğu dışarıya çıkarmak için bir araçtır. Bu acı, bir şişenin içinde, birkaç damla içinde kilitli kalmaz. İnsan bazen ağlamak istese de, sesini çıkartamaz. Ama işte bu, o his… İçindekini dışarı çıkarmak.
İspirto, birinin acısını dile getiremeyenlerin bir aracıydı. Acı, keskin, yakıcıydı ama işte bu acı, bazı yaraları iyileştirmek içindi. Birçok insana tanıdık gelen bir şey vardı: bir parça hüzün ve büyük bir boşluk. Bu hüzünle birlikte, ispirto, seni bekleyen acıyı gözlerinde görmek ve onunla yüzleşmek gibiydi.
—
Umut Yine Doğar
Ertesi sabah uyanmak bir başka dünyaya uyanmak gibiydi. Işık, biraz fazla parlaktı ama umurumda değildi. O gece yaşadıklarım bana, acıyı kucaklamayı ve ondan korkmamayı öğretti. Kayseri’nin sabahını bir kez daha izlerken, belki de daha önce hiç hissetmediğim bir şey vardı içimde. İspirto gibi bir acıyı içime aldım, ama sabah olduğunda, her şey biraz daha netleşti. Gerçekten içimi rahatlatan tek şey, o acıydı. Şimdi, her şey farklıydı. O keskin ispirtonun etkisinden çıkmıştım.
Gün doğarken, kaybolmuş bir zamanın ardından bir umut doğuyordu. İspirtonun acısı, acının yalnızca bir anlık hissiyatıydı. O anı yaşadım, ama şimdi farklı bir bakış açısıyla dünyaya tekrar bakıyordum. Her şey bir süre sonra geçiyor, değil mi? Belki de içki, sadece bir araçtır. Asıl mesele, insana neyi hissettirdiği ve ondan çıkarılacak derslerdir. Her şeyin bir anlamı vardı, tıpkı ispirtonun acısının bir anlamı olduğu gibi.
—
İspirto, aslında ne olduğunu anlamadığım bir şeydi. Ama bazen, duygusal bir boşluk, seni yakaladıktan sonra, ona karşı bir tür yabancılaşma hissediyorsun. Ne acı, ne de huzur kalıyor, sadece hissediyorsun… Ve bir an geliyor, o hissi kabullenmek, onu yaşamak, seni rahatlatıyor. İspirto, bir anlamda, zamanın geçmesine izin verirken, kaybolmuşlukla yüzleşmenin aracıdır. Sonra ne mi olur? Umut… Bazen her şeyin kaybolmuş gibi olduğu anlarda umut yeniden doğar.