İçeriğe geç

Tanık nasıl konuşur ?

Tanık Nasıl Konuşur? – Gerçekten Konuşuyorlar mı, Yoksa Bizimle Dalga mı Geçiyorlar?

Tanık nasıl konuşur? Evet, soruyu soruyorum çünkü bazen bu soruyu kendime soruyorum. İzmir’de yaşıyorum, 25 yaşındayım ve hayatın her anında espri yapmayı başaran, ama aynı zamanda her şeyi aşırı düşünen bir gencim. Durum böyle olunca, her an tanıkların nasıl konuştuğuna dair çeşitli senaryolar kafamda dönüp duruyor. Bir cinayet, bir kavga, ya da sıradan bir mahalle tartışması… Her durumda, tanıkların açıklamaları tam bir komedi.

Hadi biraz derinleşelim: Tanıkların konuşmaları genellikle iki ana gruba ayrılır. Biri “Şu neydi ya, hatırlamıyorum” cevabıyla bitecek kadar kısadır, diğeri ise “Evet, kesinlikle, öyleydi, bu da şöyleydi” diyerek bir saatlik bir anlatıya dönüşür. Geriye doğru akşam yemeğiyle ilgili sorular sormaya başlarsınız. Ama tanık her zaman aynı soruyu tekrar sorar: “Ben ne diyordum?”

Tanıklar İçin 5 Temel Kural

1. “O Anı Hatırlamıyorum, Ama Görmüştüm!”

Tanıkların çok sevdiği bir strateji vardır: “O anı hatırlamıyorum ama evet, bir şeyler gördüm.” Bu çok klasik bir cümledir, ama bir tanık bunu söylerken, o kadar ciddi bir yüz ifadesiyle söyler ki, neredeyse inanırsınız. Hani “Bir kısım hatırlıyorum ama bir kısmı yok,” derken sanki bir şeyler başarmış gibi hissettirir kendini.

Örnek diyalog:

Avukat: “Olay sırasında orada mıydınız?”

Tanık: “Evet, evet… Sanırım ben oradaydım. Ama tam hatırlayamıyorum… Hani, bir anda böyle bir şey oldu ve birden kayboldum. Ama yine de her şey hatırlanabilir.”

Evet, her şey hatırlanabilir ama şüphe yok ki sadece tanık hatırlamıyor!

2. Her Şeyin Gerçekten Tam Olarak Aynı Olduğuna Eminsiniz Mi?

Bir tanık, genellikle tüm olayı anlatmadan önce başlar: “Şimdi bana bakın, ben tam olarak ne olduğunu anlatacağım ama hepsini bir anda hatırlamam biraz zor olabilir.” Çünkü biliyorlar ki bu, tamamen geçerli bir bahane. Olayı anlatırken akla gelmeyen detayları birleştirmeye çalışacaklardır. “Bu araba vardı mı? Hayır… Hımmm, evet vardı. Ama aslında nasıl oldu hatırlamıyorum.” Bu sırada gözlerindeki kaygıyı fark ediyorsunuz, çünkü her an bulduğu yeni bir şey, onu tekrar kendi anlatımına dahil etmesi gerektiğini gösteriyor.

3. Gereksiz Detaylar

Tanıklar, bazen gereksiz detaylarla olayın karmaşıklaşmasına neden olurlar. “O esnada bir köpeğin havlamasını duydum, gerçekten çok havlıyordu” ya da “O anda benim çantamın içinde iki elma vardı ama bunlar tam olarak ne renkliydi hatırlamıyorum.” Gerçekten gerek var mı buna?

Örnek diyalog:

Avukat: “Olay nasıl gelişti?”

Tanık: “Evet, tam olarak şöyle oldu. Önce bir adam geldi, ben ona baktım, sonra elimde bir çanta vardı, o çanta da kırmızıydı, evet, kesinlikle kırmızıydı, ve ondan sonra…” (Diğer kişi gözleriyle “Bunu neden anlatıyorsun?” sorusunu sorar.)

Tanık her seferinde bir şeyleri hatırlamaya çalışırken ne kadar fazla saçmalarsa, olay o kadar karmaşıklaşır. Gerçekten de “kırmızı çanta” kısmı niye önemli oldu, kimse anlamaz.

4. İki Farklı Tanık, Aynı Olayı Anlatırsa Ne Olur?

İzmir gibi bir şehirde yaşıyorsanız, olaylar her zaman farklı şekilde anlatılır. Aynı olayı iki kişi anlatıyor ama biri sanki aksiyon filmindeymiş gibi anlatıyor, diğeri ise bir masal havasında. Olay aynı ama bakış açıları o kadar farklı ki, birini dinlerken “Bu kişi gerçekten gözlerini kapayıp öyle bir şey anlatıyor!” diyebilirsiniz.

Örnek diyalog:

Avukat 1: “Bir araç hızla geçti ve olay oldu.”

Tanık 1: “Evet, o araç tam hızla geçti, önümden geçti ve bir kaza oldu. Ben bile araba ile beraber havada uçuyordum neredeyse.”

Avukat 2: “Ama araç yavaş gidiyordu, biraz sıkışık bir trafik vardı. Belki bir çarpma oldu, ama o kadar hızlı değildi.”

Birinin kafası, diğerinden çok daha farklı çalışıyor. Gerçekten de o kadar çok insan ve her birinin bakış açısı o kadar farklı ki, olayın doğru anlatılması neredeyse imkansız.

5. ‘Yok, Ben Hiçbir Şey Görmedim!’

Bu tanık tipini çok severim. Her şeyi gördüğünü söyleyenlerden sıkıldınız mı? O zaman bu tip tam size göre. “Gerçekten hiç bir şey görmedim, ne olduğunu bilmiyorum,” derler ama o kadar rahatça söylerler ki, ortama bir güven geliyormuş gibi hissedersiniz. Ama bir süre sonra “Yok, ben oradaydım ama sadece bakıyordum!” diyerek durumu tekrar anlatırlar.

Örnek diyalog:

Avukat: “Olay yerine gittiniz mi?”

Tanık: “Evet, evet. Oradaydım, ama gerçekten hiçbir şey görmedim, kimseyi tanımadım, hiçbir şey hatırlamıyorum. Ama tabi bir dakika, sanırım bir kişi vardı… Evet, ben gördüm o kişiyi!”

Tanık nasıl konuşur? Bu sorunun cevabını bulmak zordur, çünkü bir tanığın konuşması her zaman anlık ruh haline ve o anki kafa karışıklığına bağlı olarak değişir. O yüzden bir gün sizi de çağırırlarsa, tanık olarak hazır olun. Kafanız karışmış, ama doğruyu söylemek için çaba gösteren bir kişi olun. Ama unutmayın, bazen detaylara boğulmak, gerçeği bulmak kadar komik olabilir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
ilbet girişvdcasino güncel girişilbet giriş adresiwww.betexper.xyz/