Talebin Anlamı Nedir? Bir Hayal Kırıklığının Ardında
Kayseri’nin Sessizliğinde Bir Sorunun Peşinde
Bir sabah, güneş biraz daha az parlak, biraz daha hüzünlü doğuyordu. Kayseri’nin sokakları, her zaman olduğu gibi bir yerlerde telaşla koşturan insanlarla doluydu ama ben o sabah içimde bir boşlukla uyanmıştım. Yatakta dönüp duruyordum, tam kalkmaya karar verdiğimde, önümdeki masada bekleyen bir kağıt dikkatimi çekti. Bir tür “talep formu” olduğunu sonradan fark edeceğim, ama o an için sadece boş bir kağıt gibi görünüyordu.
İçimden bir şeyler eksik gibiydi. O kağıdın üzerinde yazan kelimeleri bir türlü kafamda toparlayamıyordum. “Talep” diyordu. Talep. O kadar basit, o kadar düz bir kelime ki. Ama bir yanda da, anlamını tam kavrayamıyordum. Kendime bu kadar basit bir şeyi soracak kadar da kırılgan hissediyordum. Bu kelimenin bir derinliği olmalıydı, çünkü ben hayatımda hep fazlasını istemiştim. Daha fazla sevgi, daha fazla değer, daha fazla anlam. Ama bu kelime nedir, gerçekten ne ifade eder?
Talebin Anlamı: Hayal Kırıklığı ve Yeniden Başlamak
Geceyi düşünüyordum. Bir şekilde, her şeyin bir talep olduğu bir dünyada yaşadığımızı fark etmiştim. “Yeterince çaba gösterirsen, istediğini alırsın” derler ya, belki de her şey bir talep meselesidir, kimseye vermek zorunda olmadığı bir şeyi almak istemek. Ama ya talep ettiğimiz şeyleri alamazsak? Ya hep eksik hissedersek?
Geçen ay, bir iş görüşmesine gitmiştim. Kayseri’nin merkezine oldukça yakın bir iş yeriydi, birkaç dakika yürüyerek ulaşılabiliyordu. İş görüşmesinden önce kendimi çok hazırlamıştım. Ceketimi giydim, saçlarımı düzgün yaptım ve tam da o gün, bir “istek”le gitmiştim. Yeni bir iş, yeni bir başlangıç, yeni bir ben. Tüm kalbimle istiyordum, “Bu benim fırsatım olmalı” demiştim. Görüşme çok iyi geçti, orada aldığım geri dönüşler beni heyecanlandırdı. Her şey tam olarak istediğim gibi gidiyordu.
Fakat, birkaç gün sonra gelen maille her şey tersine döndü. “Maalesef, başka bir adayla devam etmeye karar verdik.” Bu kısa ve net cümle, içimde bir çöküş yarattı. Talep etmek ne kadar da zor, değil mi? Bir şeyi istemek, sonra o şeyin ellerinden kayıp gitmesi… İşte bu an, talebin anlamının beni nasıl bir boşluğa sürüklediğini fark ettiğim andı. Talep ettikçe, sanki daha da yalnızlaşıyordum.
Bir Talep, Bir Umut
O günden sonra, “talep” kelimesinin ne anlama geldiğini bir kez daha düşündüm. Evet, belki bazen hayal kırıklığına uğrayabiliriz. Bazen istemek yetmeyebilir. Ama belki de talep etmek, sadece elde etmeyi beklemek değil, daha fazlasını hayal etmekti. Belki de talep, umudu hep canlı tutmaktı.
O gece, şehri biraz daha farklı görüyordum. Kayseri’nin ışıkları, sanki her biri bana farklı bir umut vaat ediyordu. O iş görüşmesinde aldığım “hayır” cevabı, belki de başka bir “evet”i getirecekti. Belki de her talep, kendi içimizde bir yeni başlangıcın habercisiydi. Ne olursa olsun, talep etmenin bir yolu olmalıydı. Belki de hiçbir şey, istediğimiz gibi sonuçlanmasa bile, bizlere yeni bir şey öğretmek için gelir.
Kayseri’de Talep Etmenin Sonrası
O gece, sokakta yürürken, bir yandan başımda dönüp duran bu soruya yanıt arıyordum. Talep etmek, bir şeyi istemek, başarısızlıkla sonuçlansa bile, bir insanı başka bir yere götürürdü, değil mi? Kayseri’nin sokakları, bir zamanlar bana dar ve sıkıcı gelirdi ama şimdi, o sokaklarda yeni şeyler keşfedeceğimi hissediyorum. Yavaşça yürüdüm, akşamın serinliği tenimi okşarken, belki de en doğru talep, sadece “olduğu gibi kabul etmekti” dedim.
Bazen sadece daha fazla beklemek, o anı yaşamak ve belki de biraz daha az talep etmek gerekiyor. İstemek, talep etmek zor olsa da, bana başka bir yönümü gösteriyor. Hayat belki de sadece bir dizi talep ve redden ibaret. Ama bu döngü, bizi bir yerlere götürmeyi vaat ediyor.
Şu an, “talep” kelimesi, o eski anlamının çok daha derin bir versiyonuna bürünmüş durumda. Belki de bu, büyümenin ve daha fazla umut etmenin yolu.